Hisseden Kıssa #4

Bu kadar ara vermemeliydim bu konsepte. Zaten bu konsepte başlama nedenlerimden biri bloguma ara vermemekti. Ama yine oldu. Yine olduuğğğ.

4. yazımıza başlamadan önce Hisseden Kıssa'nın ne olduğunu hatırlatalım. Hisseden Kıssa, Twitter hesabımda yazdığım o 140 karaktere sığan cümlelerimin daha detaylıca sizlere sunulmasıdır. Tabi hepsinin değil, detaylandırılması gerekenlerin.

OK LET'S GO!

5 Aralık 2009
Eyvah Fener yenildi!


Üniversitelerde incelenecek bir konu var şu son iki senedir: Fenerbahçe puan kaybedince Galatasaray da kaybediyor. Tam tersi de geçerli yazdırmayın şimdi bana :) İşte bu ahval ve şerait içinde o gün Fenerbahçe ligdeki maçını kaybetmişti. Kimeydi hatırlamıyorum. Ertesi gün bizim maçımız olduğu için eyvah! demiştim. Boşuna dememişim. İBB ile berabere kaldık Sami Yen'de. Hay ben böyle Murphy kuralının!

5 Aralık 2009
Az önce geçmiş bir tarihte ne yaptığıma bakmak için Twitter'ı kullandım. Bu yönünü es geçmeyelim :) Tarih mi? 06.10.09 Anlayan anladı.


Twitter'ın bu yönünün de olduğunu düşünmüş müydünüz daha önce? Resmen takvim gibi. Eğer aktif bir Twitter kullanıcısı iseniz ve durup dururken "İki-üç ay önce bir tarihte neler yapmıştım ben yau" gibi bir düşünceye kapılırsanız hemen Twitter'ınızı açıp geriye gidebilir ve o tarihlerde neler tweetlediğinize bakıp "hee evet öyle bir şey vardı" diyebilirsiniz. Ben yaptım. Bana lazım olmasının nedeni, baktığım tarihte gizli. İzleyenler anlamıştır, Flashforward dizisinde Blackout'un olduğu tarih o. O gün ne yaptığıma baktım gidip. Diziye göre tüm dünyanın bayıldığı tarihte, ben "Gel porno çevirelim" diye bir tweet yapmışım mesela. Nasıl olsa öleceğiz yani. Ne var çevirsek?

8 Aralık 2009
Annemizin ligine dönen bir şampiyonumuz daha. Bu işte bir yanlışlık var.


Geçen senenin şampiyonu Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'nden elenmesinden bahsediyorum. Arkadaş anlamıyorum bu ülkedeki spor olayını, bir sene önce şampiyon olduğuna göre iyi bir kadro kurmuşsun, iyi yapılanmışsın demektir. Ertesi sene üstüne bir şeyler koymuş olman, bu koyduklarının da senin bir üst vitese kolayca geçmeni sağlaması lazım. Ama bizde genelde hep tam tersi oluyor. Son şampiyon ünvanı ne işe yarıyor o zaman? Annemizin liginin büyükleri sizi! Grrr!!!

14 Aralık 2009
I need TANTRUM!!


Akşamdan kalma bir gündeydim heralde ki böyle bir istekte bulundum. Tantrum!! ne mi? Şöyle ki:



18 Aralık 2009
Huzur isyanda


O gün garip bir mekanda Viya isimli bir grup dinliyorduk. Bir şarkı çaldılar, ismi buydu. Güzeldi yazdım. Şarkı ismi değil sadece, şarkı da güzeldi. Şu sayfada sağdaki listeden dinleyebilirsiniz.


18 Aralık 2009
Alp Ersönmez kral adam.


Viya'yı dinlediğimiz gün, İlhan Erşahin'i de dinlemiştik (Ulan ne havalıyız). Alp Ersönmez, bir bass gitarist. İlhan Erşahin'in ekibinde. İlk defa canlı İlhan Erşahin dinleyecektim, nasıl olacaktı, beğenecek miydim acaba diye düşünürken bu adam geldi sahneye. Elindeki bir çubukla bass gitarının tellerine vurarak o kadar güzel çalmaya başladı ki. Şok oldum. Arkadaşa bakıp bir oha çektim, sanırım o da çektiydi. O sahneyi bulup buraya koymuyorum ki zevki kaçmasın, hemen ilk İlhan Erşahin konserine gidip görünüz lütfen. Bu bir emirdir.

Alp Ersönmez'i tanıyalım bence.
http://www.myspace.com/alpersonmez
http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=alp%20ers%C3%B6nmez


Şimdilik bu kadar.

Bob Marley - One Love

Bugün Bob Marley'in doğum günü. Bunun hakkında bir şey yazmak istemedim. Blogumdaki efsaneler konseptini kullanarak kendisini anmak istedim yalnızca. Malum, kendisi de bir EFSANE.



Bob Marley'i çok da dinlemiyorum aslında. Ama klipteki şarkı sürekli dilime takılanlardan. Sanırım kolay sözlere sahip olması bunda bir etken. One Love şarkısının klibinde dönemin ünlüleri de oynamış. Benim tek tanıdığım Paul Mccartney. İnternetten biraz araştırdım diğerleri kimdir diye, şöyle isimler çıktı: Bananarama grubunun iki üyesi, Suggs ve Chas Smash of Madness. Bunlar da ünlüymüş o zamanlar. Bunları bilelim.

Şarkının sözlerini de paylaşalım sonra arkamıza yaslanıp dinleyelim huzurluca.

one love! one heart!
let's get together and feel all right.
hear the children cryin' (one love!);
hear the children cryin' (one heart!),
sayin': give thanks and praise to the lord and i will feel all right;
sayin': let's get together and feel all right. wo wo-wo wo-wo!

let them all pass all their dirty remarks (one love!);
there is one question i'd really love to ask (one heart!):
is there a place for the hopeless sinner,
who has hurt all mankind just to save his own beliefs?

one love! what about the one heart? one heart!
what about - ? let's get together and feel all right
as it was in the beginning (one love!);
so shall it be in the end (one heart!),
all right!
give thanks and praise to the lord and i will feel all right;
let's get together and feel all right.
one more thing!

let's get together to fight this holy armagiddyon (one love!),
so when the man comes there will be no, no doom (one song!).
have pity on those whose chances grows t'inner;
there ain't no hiding place from the father of creation.

sayin': one love! what about the one heart? (one heart!)
what about the - ? let's get together and feel all right.
i'm pleadin' to mankind! (one love!);
oh, lord! (one heart) wo-ooh!

give thanks and praise to the lord and i will feel all right;
let's get together and feel all right.
give thanks and praise to the lord and i will feel all right;
let's get together and feel all right. /fadeout/

Bir Semtin Chat Diliyle İmtihanı

O sırada İstanbul - Emniyet Evleri'nde...

Bu yazıyı şu arkadaki binada oturan teyzeler anlıyorsa, 'Emniyetevleri hakkında yanlış bilinen gerçekler' diye başlık açacağım Ekşi Sözlük'te. Laf arasında da Ekşi Sözlük yazarıyım, agresifim profilini yarattım di mi? Muhteşemim lan.

Her Konuda Hikayesi Olan Babalardan Benimki...

Bangır bangır Ezel'i izleyen ana babanın yanına gittim az önce.

TV'de İmirzalıoğlu. Ağlıyor. Ölmüş biri. Dedim kim ölmüş? Anne açıklar:

- Aslında bu adam ölmemiş yangında öldü sanmışlar ama başkasını gömmüşler bu olmuş ameliyat estetik böyle olmuş tipi sonra anası tanımamış bu da şimdi isyanlarda. (kelimeler arası nefes yok)

Ve her konuda hikayesi olan babam başlar:

- Olum, ben askerdeyken biri vardı böyle iri yarı.
- Ee?
- Denize düştü öldü dediler.
- Eee?
- Adamın da çok borcu varmış kırmış geçirmiş herkesi.
- Eeee?
- Arjantin'e gitmiş adam.
- Eeeeeee?
-...
-...
- O kadar.
- Eeeeeheheeeheheheeaahahahaahaksfhdlaklghmasfasfad

Ergenken daha farklı düşünmüşlüğüm olmuştu. Ama hakkaten, babamı daha farklı biriyle değişmem la.

Türk Zombi Filminin Afişi Böyle Olur

Başlıkta olur dedim ama, olmamış.

http://www.adafilmi.com

Pes Oynayan Kız Tecrübesi


- Kızıl olan maça iyi başlıyor.
- Kıvırcık olan sonradan açılıyor.
- İlk küfrü kızıl etti.
- Kıvırcık maç içinde hiç gol atamadı. Ama penaltılarda kazanıyor. Ekrana bile bakmadan atıyor.
- Kızıl olan iyi takım seçmesini biliyor.
- Kıvırcık olan kim yakışıklıysa onu oynatıyor.
- Kızıl olan Kıvırcığa bi keresinde 3 attı.
- Kıvırcık olanın kolu tutmasına bakın. Baş parmak orada olmayacak Kıvırcık. Ulan kaç kere gösterdim be :)

Freak Show In Erzurum

Dayanamadım blogumda da paylaşacağım bunu FriendFeed'den sonra.

Üniversiteler arası kış olimpiyatları 2011 yılında Erzurum'da yapılacak. Organizasyonun maskotu da şu aşağıdaki yaratık. Çift başlı kartalmış. Erzurum'da yaşayan varsa uyaralım. Şu aralar şehri geziyormuş da, KORKMAYIN!




(Son foto favorim! :)

Bunun hala adı yok. Onu biz seçebiliyoruz hatta. İstersek önerebiliyoruz da. Buyrun şuradan. Ben FREAK ismini önerdim. Kabul edilirse replerinizi bekliyorum.

Hisseden Kıssa #3

Twitter'ımdan nağmeler, neler demişim açıklamalar. Vay anam vay neler dönmüş serhat ya...

19 Kasım 2009

2007 ruhu geri gelsene lan!


Kendimle alakalı. 2007 yılını çok güzel geçirdiğimi farkettim bunu yazarken. Hem okul hem de iş beraber götürdüğüm ve her iki tarafta da çok eğlenceli zamanlar geçirdiğim bir dönemdi. Eskiden arkadaşlıklar bir başkaydı azizim. O dönemleri düşündüm. Takvimde geriye gittim ve 2007 yılına tekabül ettiğini öğrendim. O yıl hayatımı renklendiren herkese buradan teşekkürler eder ve isyanımı dile getiririm: Geri gel ulan o ruh!

24 Kasım 2009
dünya günü kadınlar şiddet. Bence böyle daha güzel oldu =)


Bu cümlede neden bahsettiğimi anlayabilmeniz için hem bir Twitter kullanıcısı, hem de bir Helin Avşar takipçisi olmanız lazım. Kendisi şöyle bir şey yazdı vakti zamanında:

"dünya şiddet kadınlar günümü bugün?"

Ben de bu cümleyi daha anlamlı hale getirmek için yazdım şu anda hakkında konuştuğumuz şeyi. Bunları bilin. Öğrenin bunları. Yeni nesil hiç okumuyor boş adamlar sizi!!!!111

29 Kasım 2009
Şu Alves'in Sarbi'den ne farkı var allasen? Üç tane dağa taşa top vurdu be.


Tamam sustum. O an kızmıştım ama?

29 Kasım 2009
İbo Show


29 Kasım 2009 gecesi Barça - Real kapışması varmış demek ki. Diğer El Classico'lara göre biraz sıkıcı geçiyordu. Gol gecikti, pozisyonlar olmuyordu. Yedek kulübesinden İbrahimoviç kalktı geldi, Girdikten kısa bir süre sonra golünü attı. Burada show'u yapan İbo, Zlatan olandır. Hayvandır öküzdür. Bu kadar da gol atılmazdır bence.

29 Kasım 2009
Star'da gerçekten İbo Show varmış. Ben İbo derken İbrahimoviç'i kasdetmiştim. Yanlış olmasın :)


Bir üstteki tweet'ime hitaben, Zlatan golü atar ve ben bunu "İbo Show" olarak tasvir ederim. Maç biter kanallar gezilir ve ne görülür? Star'da İbo Show var. Aman kro sanmasınlar abi bunu açıklayayım dedim. Yanlış olmasın yani :) Hehe.

1 Aralık 2009
Amerikan filmlerindeki günlük hayatı inceleyip bizde olmayanı görmek ve iş kurmak. Yeni hedef. Bu yolda gerekirse gece gündüz film izlerim.


Bir film izlersiniz ve adamların hayatının bir parçası olmuş ve neden bizde olmadığını anlayamadığınız, olsa kullanırdık ki dediğiniz şeyler var ya, vardır di mi? Benim var. Geçen gün onlardan biriyle karşılaştım bir filmde. Hepinizin aklına gelmiştir aslında o ama, ben hakikaten anlamıyorum neden bir yatırımcı kalkıp getirmez bu hizmeti Türkiye'ye? Sermaye olsa, vallahi girişeceğim. Du' bakalım. Ne olduğunu söylemeyeceğim tabi ki. Film izleyin görürsünüz :)

3 Aralık 2009
4yapraklı yonca koparmaya


Panatinaykos maçı için Sami Yen'e girmeden önce yazdım bunu. Yazayım ki havam olsun, millet maça gittiğimi bilsin. Hem de böyle bir maça. Uvv şahaneyim. Fakat eve gelip Panatinaykos'un logosunun 4 değil, 3 yapraklı olduğunu öğrenmek. İşte o koydu. Neyse yine de ordaydım. Şşş siz de öğrendiniz şimdi bak ne havam oldu ;)
 
 
Bu blog BloggerV.com üyesidir.